VIOLA SPOLIN

VIOLA SPOLIN

Viola Spolin kimdir? Eminim ki onu pek çoğumuz duymuştur. Onu çok yakından tanımayanlarınız var ise bu çalışma ile o’nunla ilgili kısa bir bilgiye sahip olacaklardır. Spolin’in drama literatürüne katkıları, TV, tiyatro ve eğitim alanın da yaptıkları üzerine bulunan bilgilere onun izlediği felsefeye ve oyunlarına yer verilen bu araştırmada dramaya farkılı yönden bakışlar ve öneriler yer alacaktır. Spolin drama da ilk olarak tiyatro oyunu tekniğini kullanarak çalışmalarını sürdüren kişilerin arasında yer alır. Daha çok Neva Boyd’dan etkilenmiştir.

Spolin’den bahsetmeden önce drama kavramı üzerinde duracak olursak. Şiirsel, anlatısal ya da diyaloglar halinde yazılan ve yazınsal metnin, oyun kişilerinin söyleminden oluştuğu edebiyat türü. Drama; yalnızca Batı tiyatrosunun yüzyıllardır ürettiği; tiyatro yazınında kendini kabul ettirmiş yapıtların ortak özelliği değil, her çeşit tiyatro ürününün ortak özelliğini gösteren bir terim olarak ele alınmalıdır.[1]

Başaka bir değişle etkileşim ve iletişimin drama çalışmalarında temel bir özellik olarak görülür. Bu teknik katılımcı merkezli olup tek taraflı değildir. Hem oyuncular hem hem de izleyiciler sözlü veya sözsüz etkileşim içindedirler. Çalışmaların doğasında etkileşim yoluyla yaşayarak öğrenme vardır. [2]

Dramanın temelinde oyun vardır. Anlam olarak genelde tiyatro gösterisi temsil diye tanımlayabileceğimiz gibi oyuncunun sahnede rolle gerçekleştirdiği oynayış veya oynamak üzdere yazılmış tiyatro yapıtı olarakta tanımlayabiliriz. Bu tanımların dışında oyun anlam olarak genelde bir şey yapmak anlatım olarak hareket etmek eyleme geçmektir.

Oyun oynamak çocuklar için yaşamdaki endeğerli şeydir. Çocuklar oyun oynayarak; sosyal ilişkileri geliştirmeyi, insanlarla iletişim kurabilmeyi, kendilerini tanımayı, yani yaşamı öğrenirler. Yaşamı anlamak onlar için kolay değildir. Bunun için aynı oyunu defalarca oynarlar. Oyun, yaratıcı dramanın en önemli aracıdır. Burada; katılımcısıyla, lideriyle ve oyunuyla tüm drama süreci içinde, herkes düşüncesini özgürce açıklama hakkına sahiptir. Spontanlığın ortaya çıkabilmesi, duyguların harekete geçebilmesi kısa kısa bir çok çalışma yerine, uzun soluklu çalışmalarla daha olasıdır.

Yaratıcı drama; Günlük sıkıntılardan kurtulup deşarj olmayı . Olaylara olgulara eleştirel bakabilmeyi. Yaratıcılığı ve estetik duyguları geliştirmeyi, Sosyalleşmeyi, işbirliği yapabilme becerisini, Toplulukla çalışma yeteneğini, katılımcılığı, Toplumsal duyarlılığın artmasını, İletişim becerilerini geliştirmeyi, özgüvenin artmasını. Utangaçlık, çekingenlik v.b. gibi olumsuz duygulardan arınmayı, ruhsal olarak sağlıklı bir birey olmayı, hayal gücünü geliştirmeyi, kendini tanımayı-keşfetmeyi-geliştirmeyi ve daha iyi ifade etmeyi, özgürce düşünebilmeyi ve düşündüklerini söyleyebilmeyi, düzgün konuşabilme becerisinin gelişmesini, verileni olduğu gibi kabullenmeden çok, araştırıcı olmayı, sanatı, özellikle tiyatroyu sevmeyi sağlar. [3]

Yaratıcı drama da tüm bunlar tiyatro teknikleri kullanılarak yapılır. Bu teknikte öğretmen ya da yönetici yerine lider vardır. Uzun yıllardır çocuklarla sürdürülen çalışmalarda, atölyelere düzenli olarak katılan çocuklarda sosyal ve psikolojik gelişmeler gözlemlenmiştir. Sonuç olarak yaratıcı drama hakkında söylenecek tek şey var;” Yaratıcı drama yaşamın provasıdır ” [4]

Öğrenme için pek çok yöntem kullanılabilir. Kullanılan yöntemlerde en etkili olanın göze kullağa ve uygulamaya yönelik olması etkindir. Bu tür bir öğrenme daha kalıcı ve süreklidir. Bireylerin kendilerini ifade edebilmesi, yetişkin olunduğunda çekingen hakkını savunamayan, kendine güveni olmayan, a sosyal bireyler yerine. Yaratıcı kendinden emin, kendini toplum içinde ifade edebilen ve sürekli yeniliğe açık bireylerin olması için bu tür bir eğitim ve çalışma gerçekten çok iyidir.

Drama ile pek çok şey yapılabilir. Eğitim, tiyatro, psikolojik terapi ve daha bir çok konu düşünülerek geliştirilebilir. Kimi insanlarda önünde olma konuşabilme sıkıntısı yer alabilir. Bu durumun aşılması yine kendisine bağlıdır.

Viola spolin’e göre herkes oynayabilir. Herkes İçinden geldiği gibi çalıp söyleyebilir. Dileyen herhangi birisi tiyatro oynayabilir.

Eğer ortam buna izin verirse, herhangi birisi bununu her ne olduğunu öğrenmeye karar verebilir ve eğer birey buna izin verirse, çevre ona onun öğrenmek zorunda olduğu her şeyi öğretecektir. Yetenekli veya çok küçük de olsa bir yeteneği olan kişiler oynamayı başarabilir.

Tiyatro oyunları tam katılımın olduğu bir süreç olarak uygulanır , iletşimin, etkileşimin, yöntem ve cezaların veya konu içeriğinin olduğu herhangi bir alan olduğunu savunan Viola Spolin dramaya çok farklı bir bakış getirmiş ve farklı çalışmalara değinmiştir.
[1] www.tiyatronline.com.
[2] Naci Aslan, Oluşum Drama atölyesi notları
[3] Naci ASLAN, Oluşum Bülteni, Eylül 1997 Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi Drama Lideri

[4] Naci ASLAN, Ouluşum Bülteni, Eylül 1997 Oluşum Tiyatrosu ve Drama Atölyesi Drama Lideri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir