ÇOCUK TİYATROSU

ÇOCUK TİYATROSU

Çocuklar toplumun vazgeçilmez bir üyesidir. Hepimiz çocukluk dönemini yaşamışızdır. Çocukların gelecekteki mirasçılarımızdır. Kuşkusuz onların gelişimindeki en önemli faktör aile ve bulundukları toplumun çevrenin özellikleridir. Çocuk doğdu andan itibaren bir araştırma içine girer gördüğü pek çok şeyi kavramaya çalışır. Toplum içinde kendini yavaş yavaş göstermeye başlar.

Sanat büyükten küçüğe tüm bireylerin yapısında varolan bir özelliktir. Çocuklarda bu özelliğin daha yaratıcı ve daha rahat bir şekilde ortaya konulduğu görülür. Çünkü onlar bir şeyler oluşturma kendinden katma ve yaratma çabası içindedir. Beğenilme ya da kötü bulunma kaygısı gözetmeden kendi hayal gücünü ortaya koyar ona göre yapılan her şey güzeldir. Resim, müzik, tiyatro gibi sanatsal faaliyetlerle çocuk kendisini daha iyi geliştirebilir. Yaparak ve yaşayarak öğrenme daha etkindir.

Sanatsal faaliyetler çocuk üzerinde olumlu bir etkendir çocuk böylece kendini daha iyi geliştirebilir. Sanatın tiyatro, resim ve müzik alanları çocuklar için bulundukları döneme uygun özellikte olmalıdır. resim ve müzik çocuğa tek bir yönde hitap ederken tiyatro hem görsel yönüyle olsun hem de estetiklik açısından farklı bir yere sahiptir.

Çocuk tiyatrosunun işlevlerini inceledikten sonra çocuk tiyatrosunun çocuğa en yakın sanat daları içinde yer aldığını görürüz. Tiyatro hem görsel hem de işitsel bir özellik taşıdığı için diğer sanat dalarından farklıdır. Bu özeliği ile tiyatro pek çok sanat dalını kapsayan bir niteliktedir. Diğer sanat dalarına oranla daha özgürdür.

Tiyatro kavramı üzerinde duracak olursak. Kelime olarak tiyatro Yunanca’da teatron görme yeri anlamına gelir. Kısacası dramanın gösterildiği binaya verilen addır. Tiyatro, konuşma, beden dili ve eyleme dayanan bir gösteri sanatıdır.

Tiyatro genellikle bütün sanatların en eskisi olarak tanımlanmaktadır. Toplum içinde gelişen ve toplumla bir bütünlük sağlayan yapıya sahiptir. İlk insanlar yaptıkları avları , tabiattaki bir takım olaylara verdikleri tepkileri, kendilerine özgü yaptıkları törenler ve bazı önemli ve toplulukların kaderini değiştiren olayların anlatılması esnasında geliştirdikleri birtakım gösteriler düzenlemeleri ile başlamıştır. Yani tiyatro insanoğlunun varolduğu dönemden bu yana gelmiştir.

Oyun ve tiyatro birbirine çok yakın kavramlardır. Tiyatronun kaynağında oynayan insan vardır. Oyun, insanın her döneminde nasıl vazgeçilmez bir olgudur. İnsanını yaşamının tüm evrelerinde, doğasında varolan oyun ve oynama isteğidir, insanı hem diğer sanatlardan hem de tiyatrodan yüz yılar boyu kopamamıştır. İnsanoğlu oyun ve oyamadan yüz yılar boyu kopamamıştır. Oyun ve oynama daha çocukluktun öğrenilir, çocuk oyunlarla büyüyerek gelişir, oyunla kendini ve dış dünyayı tanır. Oyun çocuğun toplumsallaşmasında en önemli etkendir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir